Siğil Tedavi Sonrası Hangi Krem Kullanılmalı?

Siğiller, lekeler, kılcal damar çatlaması gibi diğer cilt sorunlarından farklı olarak virüs kaynaklı bir hastalıktır. Bu hastalık kişiden kişiye ve kişiden çevresindeki insanlara bulaşabilir.

Yakın temas halinde olduğu kişilere virüs bulaşabilir, ancak bu kişilerin bir kısmı hastalığa yakalanabilir. Burada virüsün hastalık yapma potansiyeli ve kişinin bağışıklık sistemi önemli faktörlerdir.

Tedavi öncesinde, siğilin bulunduğu bölgeye bulaşan virüs zamanla büyüyerek görünür hale gelir. Başlangıçta insan gözüyle görülemeyen çok küçük siğiller zamanla büyüyüp fark edilebilir hale gelir.

Bu nedenle, tedavi edilmeli ve büyümeden önce yok edilmelidir. Tedavi bölgesinde oluşan yara için kullanılacak yara bakım kremi, virüsleri öldürücü etkiye sahip olmalı ve yaranın iyileşmesini hızlandırmalıdır.

Kutalin krem, yara iyileşmesini hızlandırırken içeriğindeki klorheksidin diglukonat sayesinde siğilin tekrar oluşmasını engeller. Siğil hangi bölgede bulunursa bulunsun, tedavi yöntemine bağlı olarak krem kullanılmalıdır. Bu hem yaranın daha hızlı iyileşmesini sağlar hem de ikinci bir tedavi seansına ihtiyaç duyulmasını azaltır.

Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır ve Hangi Yöntemler Uygulanır?

Siğil tedavisi için uygulanan yöntemler ve başarı oranları aşağıda listelenmiştir. Ayrıca, bilimsel çalışmalar da yazının sonunda yer almaktadır. (1,2,3,4)

  • Radyo frekans
  • Koter
  • Lazer
  • Krioterapi
  • Ameliyat (cerrahi olarak keserek almak)
  • Yakıcı asitler
  • Bağışıklığı arttıran ilaçlar
  • Dua (telkin)
  • Plazma (plexr)
  • Bitkisel ürünler

Radyofrekansla Siğil Tedavisi

Son yıllarda geliştirilen en başarılı tedavi yöntemlerinden biri, 0.1 mm keskinlikle kullanılabilen radyo dalgalarının ısıl etkisiyle lezyonları yok etmektir. Bu yöntem, lezyonların sınırlarını çok ince bir hat halinde kontrol edebilme özelliğine sahip olduğu için gereksiz doku hasarı neredeyse hiç olmaz ve siğilin sınırlarıyla sınırlıdır. Bu nedenle en hızlı iyileşen yöntem olarak da bilinir. İyileşme hızlı olmasının yanı sıra, sonuçta kalacak izler de çok hafif hatta fark edilmez düzeydedir.

Lezyonların yaygınlığı ve büyüklüğü etkileyebilir, ancak genellikle 1-4 hafta içinde tamamen iyileşme sağlanır. Tedaviden sonra Kutalin Krem kullanılması, iyileşme süresini kısaltmanın yanı sıra virüs öldürücü etkisiyle tekrar seanslara olan ihtiyacı azaltır.

Radyo frekans yöntemi el, ayak, yüz gibi bölgelerde olduğu gibi makat bölgesi, genital organlar hatta bağırsağa ilerlemiş vakalarda da güvenle ve başarılı bir şekilde uygulanabilir.

Lazerle Siğil Tedavisi

Lazer tedavisi, ışığın ısıya dönüşmesiyle gerçekleşen bir yakma işlemidir. Lazer ışığının yakma gücü kullanılarak siğil tedavisi yapılır. Isı taşıyan lazer ışığı siğil üzerine odaklanır ve ısınarak yakılması sağlanır. Lazer ışığının dozu ayarlanabilir olmasına rağmen, uygulandığı alanda ne kadar derinlere ulaştığı ve ne kadar yakma gerçekleştirdiği tam olarak anlaşılamadığından beklenmedik çukurlara sebep olabilir. Benzer şekilde, ışığın kenarlara doğru ne kadar yakma gerçekleştirdiği de fark edilemez ve tedavi sonrası günlerde beklenenden daha geniş yanıklarla karşılaşılabilir.

Kontrolsüz derinlik ve kenar yanıkları daha fazla iz oluşmasına neden olabilir. Daha az iz kalması için Kutalin Krem veya benzer kremler kullanılması önerilir.

Koterizasyon İşlemi

Elektrokoter, elektriğin icadından bu yana tıpta yakma (koterizasyon) işlemlerinde kullanılan bir cihazdır. Teknolojik gelişmelere rağmen, yakma derinliğinin kontrol edilemez olması ve kenarlarda geniş yanıklara neden olması sebebiyle iyileşme süreci daha uzun ve izler daha belirgin olabilmektedir. Bu nedenle tercih edilme oranı daha düşüktür ve daha çok devlet hastanelerinde kullanılmaktadır.

Radyo frekansın avantajlarını iyi bilen kliniklerde sınırlı bir şekilde kullanılmaktadır. Oluşan yanık genişliği ve derinliği genellikle lazer ve radyo frekanstan daha fazla olabilmekte ve iyileşme süreci daha uzun olabilmektedir. Ancak, iyileşmeyi hızlandırmak için yara kremi kullanmak doğru bir yaklaşım olabilir. Kremde, geride kalmış olabilecek siğilleri de öldürebilen aktif maddenin bulunması ek avantaj sağlar.

Kriyoterapi (Siğili Dondurma Yöntemi)

Çok soğuk azot gazının (kriyoterapi) püskürtülerek yapılan bir yöntemdir. Doktor tarafından uygulanan yöntemler arasında başarı oranı daha düşük olanlardan biridir. Dondurucu gazın fazla verilmesi durumunda derin çukurlar oluşabileceği endişesiyle genellikle yüzeysel olarak uygulanır ve bu nedenle etkisi yeterince sağlanamayabilir. İşlem, iki hafta arayla seanslar halinde tekrarlanır ve 5-10 seans gerekebilir. İşlem sonrasında ciltte etkilenme oluşursa bir yara oluşabilir ve normal yara bakımı yapılması gerekmektedir.

Ameliyatla Siğil Tedavisi

Daha başarılı sonuçlar elde etmek amacıyla ameliyatsız tedavi yöntemleri tercih edilir. Ameliyat nadiren, genellikle makat bölgesinde ve bağırsağa ilerlemiş vakalarda uygulanır. Ameliyat genellikle diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılır.

Yakıcı Asit Maddelerin Kullanımı

Yoğun asitlerin kimyasal yakma etkisinden faydalanılır. Ancak bu yöntem, kontrol edilmesi kolay olan bölgelerde tercih edilmelidir. Dikkatli olunmadığında çevre deride derin yanıklara ve belirgin izlere neden olabilir. Yakıcı ilaçların kullanımından kaçınılması daha doğru bir yaklaşımdır. Eğer kullanılacaksa, siğilin etrafındaki sağlıklı deri vazelin gibi ürünlerle korunmalıdır. Genital ve makat bölgelerinde asla kullanılmamalıdır.

Bağışıklık Sistemini Güçlendiren İlaçlar

Bölgesel olarak uygulandığında, virüse karşı savunma mekanizmalarını artıran ilaçlardır. En yaygın kullanılan maddeler imiquimod (Aldara), catechin (Kondylex, Veregen, Veregreen) ve SADBE (squarik asit di butil ester kelimelerinin baş harfleridir). Bu ilaçlar tedavide kullanılabildiği gibi tedavi sonrası tekrar oluşumunu engellemek için de kullanılır. Özellikle catechin içeren Kondylex ve Veregen adlı ilaçlar, yaygın siğillerin tedavisinde yüksek başarı gösterdiğini kanıtlayan bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.

Siğil’den Kurtulmak İçin Edilen Dualar

Telkinle tedavi, özellikle küçük yaşlarda başarılı sonuçlar alınabilen bir yöntemdir. Bu tedavi yöntemi, güven duyulan bir kişi tarafından uygulandığında, telkin etkisiyle bağışıklık sistemini uyardığı düşünülmektedir. Ayrıca dua gibi incir suyu sürmek veya muska yazdırmak gibi farklı uygulamalar da aynı şekilde etkili olabilmektedir. Bu tedavi yöntemi kolay uygulanabilir ve ekonomik olduğu için, el, yüz, gövde gibi bölgelerde ilk tercih edilen yaklaşım olabilir.

Plazma Cihazı Kullanılarak Siğil Tedavisi

Plexr, plazma tedavisi olarak da bilinir. Bu tedavi yöntemi genellikle lekelerin tedavisinde kullanılırken, siğil tedavisinde kullanımı bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ve bu konuda yapılmış bilimsel çalışmalar da bulunmamaktadır.

Bitkisel Ürünlerle Siğil Tedavisi

İnternet ortamında satılan ürünler genellikle üreticilerinin sağlık eğitimi dahi almamış olan şarlatanlar tarafından sunulur. Bu ürünler, akla ve bilime aykırı vaatlerle %100 başarı gibi iddialar sunarlar. Ancak bu tür ürünlerin bilimsel olarak hiçbir destekleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu tarz ürünlerden uzak durmak önemlidir.

Siğil Tedavisi Sonrası Bakım Nasıl Olmalı?

Tedaviden sonra açık bir yara oluşur ve bu yara kremle kaplanır. Yaranın boyutuna ve siğilin konumuna bağlı olarak, yara genellikle bir sonraki gün veya iki gün sonra yıkanır ve tekrar kremle kapatılır. Yara genellikle 5-7 gün içinde kabuk bağlar, ancak bazen kabuklanma oluşmayabilir ve kabuk kendiliğinden düşer. Kabuklanma olsun ya da olmasın, krem kullanımı kabuk düştükten sonra yaklaşık iki hafta boyunca devam etmelidir.

Türkiye’de en yaygın reçete edilen ve kullanılan krem Kutalin Krem’dir. Kutalin Krem’in tercih edilme sebepleri arasında yara iyileşmesini hızlandırması, daha az iz bırakması ve aynı zamanda siğilin asıl nedeni olan virüsü öldürmesi önemli bir faktördür. Kutalin, insan gözüyle görülemeyecek kadar küçük olan siğillerin zamanla tekrarlamasını engellemek için virüsü öldürme özelliğine sahiptir. Krem içeriğinde bulunan klorheksidin diglukonat, tedavi sonrası oluşabilecek yaranın enfeksiyon riskini azaltmanın yanı sıra virüsü ve mikropları da öldürme özelliğine sahiptir.

Herhangi bir yaralanmadan sonra, iyileşme sürecinde bir dönem olan kırmızılık oluşur. Kırmızılığın normale dönüşü tamamen kişinin vücut yapısına bağlıdır ve genellikle iki hafta ile iki ay arasında değişir. Beyaz tenli kişilerde bu süre daha uzun olabilir.

Siğil Tedavisi Sonrası İz Kalır mı?

Doğru yöntem ve doğru şekilde uygulandığında, tedavi sonrasında Kutalin Krem kullanıldığında iz oluşması genellikle engellenir. Bu yöntem genellikle derinin çok derin tabakalarına inmez. Ancak tedavinin uzun süre geciktirilmesi ve siğillerin büyümesine neden olunması durumunda, derinin daha derin tabakalarına ilerleyebilir ve çukurluk şeklinde izler bırakabilir.

Makat bölgesi, nemli ve mikrop yoğunluğunun yüksek olduğu bir bölgedir. Benzer şekilde, komşuluğunda bulunan genital bölge ve kasıklar da nemlidir. Siğiller bu nemli bölgelerde hızla gelişebilir ve sık sık tekrarlayabilir.

Tedaviden bir gün sonra başlanarak, bölge her gün 4-5 kez bol suyla yıkanmalı ve kurutulmalıdır. Ardından Kutalin gibi antiviral krem içeren bir ilaç sürülmelidir. Nemli bir bölge olduğundan dolayı, tedavi için daha fazla seans gerekebilir. Antiviral krem içeren ilaçları kullananlarda ise seans ihtiyacı daha az olabilir. İlaç sürüldükten sonra, bölgenin nemini almak için kalçaların arasına kâğıt havlu yerleştirilmesi, iltihap riskini azaltır, iyileşmeyi hızlandırır ve kaşıntı, akıntı, koku gibi şikayetleri azaltır.

Mikrop yoğunluğunun yüksek olduğu bu bölgede, iltihaplanmanın kaçınılmaz olduğunu unutmamak gerekir. Mikroplar, yara iyileşmesini engelleyen bir durumdur. Bölgenin sık sık yıkanması durumunda, mikrop yoğunluğu artmayacağı için iyileşme süreci hızlanır.

Kutalin Krem, siğil tedavisinde etkili midir?

Tek başına siğil tedavisinde önerilmeyen ve kullanılmayan Kutalin Krem, daha etkili ve bilimsel tedavilerden sonra iyileşmeyi hızlandırmak ve hastalığın tekrarını engellemek amacıyla önerilir. Tedaviden sonra günde 4-5 kez ince bir tabaka halinde sürülmesi gerekmektedir. Eğer krem silinir ya da yıkanırsa, tekrar uygulanması önerilir.

REFERANSLAR

  1. Agarwal, M., Khunger, N., & Sharma, S. (2021). A dermoscopic study of cutaneous warts and its utility in monitoring real-time wart destruction by radiofrequency ablation. Journal of Cutaneous and Aesthetic Surgery14(2), 166.
  2. Simmons, P. D., Langlet, F., & Thin, R. N. (1981). Cryotherapy versus electrocautery in the treatment of genital warts. Sexually Transmitted Infections57(4), 273-274.
  3. Beutner, K. R., & Ferenczy, A. (1997). Therapeutic approaches to genital warts. The American journal of medicine102(5), 28-37.
  4. Maw, R. (2004). Critical appraisal of commonly used treatment for genital warts. International journal of STD & AIDS15(6), 357-364.
  5. Masters, K. P. (2009). Sinecatechins (Veregen) for external genital and perianal warts. American Family Physician80(12), 1447.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir